Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 
EXPOSURE 2010S2 ENTEGRE AMPLİ

Stereo Mecmuası’nda bu aralar kendi sevdiğim veya kullanmakta olduğum bazı markaları deneme şansım oluyor. Bu durum benim için de değişik deneyimler sunuyor. Zaman içerisinde markaların ne yönde ilerlediğini görmek ilgi çekici oluyor. Bu yazımda sizlere Exposure markasının 2010S2 entegre amplifikatörü ile yaptığım denemelerden bahsetmeye çalışacağım.

Exposure Electronics firması 1974 yılında İngiltere’de kuruluyor. John Farlowe tarafından kurulan firma kısa sürede oldukça tanınır hale geliyor. Kurucu John Farlowe o dönemlerde çeşitli stüdyolarda çalışan bir teknisyen ve David Bowie ve Pink Floyd kayıtlarında bulunma şansına erişmiş bir insan. Tabii firma uzun yıllar süren macerası boyunca bir çok sıkıntı yaşıyor, bunları atlatıyor ve yaşamına devam ediyor. Özellikle 2000′li yıllardan sonra atağa kalkan Exposure giriş seviyesinde 1010 ve 2010 serileri ile aldığı başarılı yorumları 3010 serisi ve üst sınıf MCX serileri ile devam ettiriyor. Ürünlerini İngiltere’de tasarlayıp üretime devam eden Exposure bakalım 2010S2 entegre amplifikatöründe bakalım neler yapmış.

Pek yazıp çizmesem de geçmişten bugüne bir çok Exposure ürününü deneme ve dinleme fırsatı buldum. Bazı tasarım çizgileri Exposure firmasının imzası gibidir. Örneğin siyah şasiler üzerine oldukça farklı tondaki sarı renkteki işaretlemeleri ve logo’ları, kırmızı ışıkları ve kendisine özgü hoparlör çıkışları. Tüm bu çizgilerden hangileri yaşamaya devam ediyor ürünün ambalajını çıkartınca göreceğim.

Ambalajı açtıktan sonra ilk önce güzel ve sade tasarım dikkatimi çekiyor. Mavi Hifi tarafından bana ürününü siyah rengi gönderilmiş. Tabii ki arzu edenler için gümüş rengi de mevcut ama benim için Exposure siyah renk demektir. Hemen her şey eskisi gibi yerli yerinde duruyor. Çok sade tasarlanmış alüminyum panel ve metal şasi sağlamlık hissini veriyor.

Ürünün ön kısmında sol tarafa açma kapama düğmesi yerleştirilmiş. Ürünün sağ tarafında ise iki düğmeye yer verilmiş. Bunlardan sol tarafta bulunan ses şiddetini kontrol ederken sağ taraftaki kaynak seçimini yapmanızı sağlıyor. Eskiden olduğu gibi siyah üzerine sarı ile işaretlemeler yapılmış. Bu amplifikatörün üzerinde logosunu görmesem hem renkten hemde kullanılan yazı karakterinden bunun bir Exposure olduğunu kolaylıkla anlardım.

 

Hangi kaynağın aktif olduğu kırmızı ışıklarla işaretlenmiş. Burada bir minik ayrıntı vereceğim. Son yıllarda firmaların bir çoğu mavi ışık kullanmaya başladı ancak mavi ışık özellikle loş veya karanlık ortamlarda gözü ciddi anlamda yoran bir karaktere sahip. Bu yüzden ben tüm incelemelerimde mavi ışığın tonuna özellikle dikkat ediyorum. Burada kullanıldığı gibi kırmızı gibi renkler ise insanın gözünü daha az rahatsız ediyor. Umarım ilerleyen yıllarda parlak mavi tonlar yerine kırmızı, turuncu gibi tonlara dönüş yapılır. Exposure 2010S2 entegre amplifikatörün arka bölümünde de sade çizgiler devam ediyor. Sol taraf kaynak girişlerine sol taraf ise hoparlör çıkışları ve elektrik girişine ayrılmış. Sağ bölümde toplam 6 adet giriş bulunuyor. Bu girişlerden birincisi pikap katı. Pikap girişinin hemen altında topraklamaya yer verilmiş. Exposure 2010S2 satın alırken opsiyonel MM veya MC pikap katı seçenekleriniz olduğunu hatırlatayım. Standart halinde pikap katı bulunmuyor ancak isteğiniz üzerine MC veya MM pikap katı modülü takılabiliyor. Bu pikap katı modülünün fiyatı 100 Sterlin civarlarında. 6 çıkışın sonuncusu teyp girişi. Ayrıca bir kayıt ve pre-out unutulmamış olmaması benim gibi kasetçalar ve makara teyp kullananlar açısından önemli bir ayrıntı.

Exposure 2010S2 entegre amplifikatör her kanal için ikişer çift çıkış verebiliyor. Yani eğer hoparlörünüz üzerinde 2 set terminal var ise her girişi ayrı şekilde besleyebilmeniz mümkün. Buna bir nevi bi-ampling diyebiliriz. Exposure markasının hemen bir çok amplifikatöründe olduğu gibi sadece banana uç kullanarak hoparlörlerinizi bağlayabilirsiniz. Çıplak uç veya spade (yengeç) uca sahip kabloları kullanmanız mümkün değil. Daha doğrusu dönüştürücü ile mümkün. Ancak banana konektörlerde hiçbir sıkıntı yok! Tüm giriş ve çıkışlar arasında yeterince boşluk olduğu için arzu ettiğiniz kalınlıkta ve şekilde kablo kullanabilirsiniz.

Ürün ile beraber gelen uzaktan kumanda plastik yapıda ve geçmişteki Exposure uzaktan kumandalar ile hemen hemen aynı tasarıma sahip. Amplifikatörün tüm temel özelliklerini kontrol edebileceğiniz gibi eğer bir Exposure marka bir CD çalarınız varsa onu da kontrol edebilmeniz mümkün.

Dinletiye başlamadan önce geleneksel olduğu üzere  sistemimde bazı düzenlemeler yaptım.  Son zamanlarda deneme fırsatı bulduğum  J.C.Verdier  Control B pre-amplifikatör ile Triode Spirit 2A3 güç amplifikatörü kombinasyonunu kenara kaldırıp Exposure 2010S2 amplifikatörü sistemime entegre ediyorum. Geri kalan tüm kablolama ve bileşenler aynı kalıyor.

Exposure 2010S2 kanal başı 8Ohm’da 75W güç üretebilme kapasitesine sahip. Pazarda bulunan hemen her hoparlörü sürebilme potansiyeline sahip. Ayrıca İngiliz üretici özellikle çıkış katında Sanken kapasitörler gibi bazı özel düzenlemeler yaparak firmaya özgü dinamik sesi yakalayabilmek için çalışmalar yapmış. Bakalım bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan ses nasıl? Aslında kafamda yine bazı fikirler var bakalım ne kadarı tutacak.

İlk önce zorlu bir albüm ile başlamak istiyorum. Punk hifi sistemler için zorlu bir tarzdır. İlk aklıma gelen albümNever Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols tabii ki. Bu albümün hemen hemen her 10-15 yılda bir re-master edilmiş versiyonları meraklılara sunuluyor. Bu kez plaktan değil CD’den dinleyeceğim albümü. Never Mind the Bollocks, Here’s the Sex Pistols (veya kısaca Never Mind the Bollocks) ilginç bir şekilde Sex Pistols’ın ilk ve tek stüdyo albümüdür. Hem müzikseverler, hem eleştirmenler hemde müzik tarihçileri açısından albümün müziğe etkisi hatta müzik tarihini değiştiren albümlerden bir tanesi olduğu genel olarak kabul görür. Bende bir müziksever olarak albümün müzik tarihine etkisini önemseyenlerdenim. Sonuçta dünya müziğinde yepyeni bir akımın başlamasına vesile olmuştur. Bu arada bu albüm kesinlikle ilk punk albümü değildir ancak en büyük etkiyi yapan albüm olduğu muhakkaktır.Zaten albüm en taraflısından en tarafsızına kadar arşivinizde olması gereken listelerinin en üstlerinde kendisine yer edinir. Topluluğun albümü tamamlarken iyi müzik yapmak gibi bir sıkıntısı yoktur. Vokaller bambaşka bir kafa ile -ayrıntısına giremiyorum- yapılmış, gitardan davula kadar hatalarla doludur. Zaten albümün geniş kitlelere ulaşmasının sebebi budur. Albüm samimidir. 2000′lerde yapılan remaster çalışmaları sonucunda albümün kaydı en azından arkaplanları bayağı toparlanmış durumda.

“Holidays in the Sun” ile başlayalım. Albümün açılış parçasının en başındaki bas kick’leri en eski basımlarda biraz varlığı yokluğu belli değilken bayağı toparlandı sonraki çalışmalarla. Zaten hoparlörlerden gelen ses bunu size hemen hissettiriyor. Kısa açılışın arkasından sevdiğimiz o kaos ile beraberiz. Bu kayıtta bakacağımız mikro detaylar filan değil, albümün nasıl çaldığı sadece. Bu tarz albümlerde sistemlerimizin yaptığı yuvarlaklaştırmalardan uzak olmayı hayal ediyorum ve karşımdaki ses çok dinamik. Tam Exposure’dan beklediğim gibi. Keyifle dinlerken Pretty Vacant” “New York” ve “EMI” derken albüm bitiyor bir anda…

461 Ocean Boulevard, Kanada asıllı İngiliz müzisyen Eric Clapton’ın ikinci stüdyo albümü. 1974 yılında yayınlanan albümün kapağındaki ev Eric Clapton’ın o dönem yaşadığı Golden Beach kasabasındaki bulvarın resmi!Albüm defalarca farklı formatlarda basıldı ve genişletilmiş edisyonları da mevcut. Eric Clapton’ın uyuşturucu bağımlılığı ile mücadelesi devam ederken Derek and the Dominos basçısı Carl Radle’ye bir demo kaset verir. Demo kaset içerisinde Carl Radle haricinde klavyeci Dick Sims ve davulcu Jamie Oldaker bulunmaktadır. Bu kayıt beğenilir ve albüm için çalışmalar başlar. Vokallerde Yvonne Elliman ve gitarist George Terry ekibe dahil olur. Bu dönemin hemen öncesinde George Terry Bob Marley and the Wailers’ın Burnin’ albümünde gitar çalmıştır. Albümle alakalı konuşmalar yapılırken ortaya “I Shot the Sheriff” şarkısının cover’ı çıkar ve 45′lik olarak yayınlanır. Albüm hem yayınlandığı senelerde hemde daha sonra bol bol eleştiriye hedef olur. Ancak keyifli bir albümdür.

Albüm genel olarak son derece sakin yapıda bir albüm. Bu sakinliğin ardından detay seviyesine, gitar tonlarına bir bakış atıyoruz. Albümün elden geçirilmiş baskılarından bir tanesine sahipseniz, oldukça keyifli şeyler duyabileceksiniz, özellikle de gitar tarafında. Albümü keyifle diliyorum. Sahne geniş, detay seviyesi olmasını arzu ettiğim seviyelerde. Exposure 2010S2 şarkıdan şarkıya hatta şarkı içinde bölümlerde değişen bir karaktere sahip, gitar sololarında hırçın, baladlarda sakin. Olması gerektiği gibi. Görünen o ki, Exposure çok iyi iş yapmışlar.

Lady Sings The Blues, Billie Holiday’in Clef Records etiketiyle yayınlanan son albümü 1954 ila 1956 yılları arasındaki performanslarından oluşuyor albüm. Albümde öyle bir şarkı var ki, “Strange Fruits” Holiday’in sesiyle insanın ruhuna işliyor. Mutlaka caz severler bu şarkıyı biliyorlardır. Ancak ben hikayesinden bahsetmek istiyorum. Bu şarkı ne için yazıldığını bilmemizi gerektiren bir şarkı. Şiir bir öğretmen olan Abel Meeropol tarafından kaleme alınmış. Şiir Amerikan ırkçılığından özellikle de Afrikalı Amerikalılara uygulanan ırkçılık ve şiddetten bahsediyor. Bildiğiniz üzere Amerika’nın güney eyaletlerinde bu durum çok yaygındı ve günümüzde de ayak izlerine rastlamak mümkün. Albümde bazı önemli Billie Holiday marşları var, “Lady Sings The Blues” “Strange Fruit” ve “No Good Man” ilk aklıma gelenler. Laf aramızda bu albümün CD’si veya dijital kopyaları ile uğraşmayın direkt gidip Speakers Corners baskısını plağını alın. Ben hem CD hemde kendi pikap katımı bağlayarak plak ile denemeler yaptım.

Albümün plak baskını dinliyorum. Bir caz marşı olan ”Strange Fruit”e bir bakış atalım. Vokal son derece ön planda arka planda ise çok yükselmeden orkestrayı dinliyoruz. Holiday’in sesinin bazı imzaları vardır hele ki bu albümde. Daha ilk şarkı olan  ”Lady Sings The Blues” albümün büyüsüne daha doğrusu Holiday’in sesinin büyüsüne kapılır gidersiniz. Bu öylesine hafızlara kazınmış performanslardandır ki, en ufak tersliği bile hemen duyabilirdiniz. Exposure son derece etkileyici hatta benim bile beklemediğim bir performans sunuyor. Eskilere göre daha müzikal daha detaylı bir sunum.

CD’ler plakları kovalıyor ve Exposure’ın geri gitme vakti geliyor. Uzun seneler sonra yine aynı markanın bir amplifikatörünü kullanmak benim için ilginç bir deneyim oldu. 20 sene önceki bir amplifikatörden bugünlere taşınan imzalar ayrı bir keyif oldu benim için. Tasarımcılar, bu amplifikatörü çok keyifli şekilde tasarlamışlar. Ampli oldukça güçlü ve bu gücü size hissettirebilme potansiyeline sahip. Özellikle hırçın albümlerde bu durumu çok kolaylıkla tespit edebiliyorsunuz. Bunun yanında örneğin bir oda orkestrasına geçtiğinizde o hırçınlık bir anda ortadan kayboluyor ve detaylara, sahneye dikkat ederken buluyorsunuz kendinizi. Bu tarz giriş seviyesi sayılabilecek bir ürün için çok ilginç bir durum. Açıkçası geçirdiğim zaman boyunca mutlu olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Exposure 2010S2 entegre amplifikatör, Kasım 2014 itibarı ile KDV dahil 910 Sterlin’lik bir fiyat etiketine sahip. Analog severler açısından pikap katı için ek bir 100 Sterlin’lik masraf yapmak gerektiğini de hatırlatalım. Mavi Hifi yetkilileri, ürünün satış fiyatının İngiltere ile birebir aynı tutulması için oldukça çaba sarf ettiklerini ve başarılı olduklarını söylediler. Exposure’ın giriş modeli 1010′un hemen üzerinde konumlanan 2010S2 benim bakış açımdan son derece başarılı bir tablo çizdi. Dinamik sunumu, sade yapısı, geleneksel çizgileri ile en zorlu albümlerin bile altından kalkabilen bu entegre amplifikatörü, bu fiyat seviyelerinde cihaz arayan okuyucularımıza öneririz. Alışveriş listesinin en üst sıralarına yazılabilecek çok başarılı bir ürün….

 

Exposure 2010S2
Entegre Amplifikatör / Power Output (Stereo) : 75 Watts per channel at 1KHz into 8 Ohms • Input Sensitivity : 250mV • Input Impedance : >14K Ohms, line input • Pre-amplifier Output : gain + 18dB • Frequency Response : 20Hz – 20Khz ± 0.5dB • Total Harmonic Distortion : <0.05% at 1KHz, rated power • Signal to Noise : >100dB, A weighted, ref. rated output • Channel Separation :20Hz – 20KHz, >60dB • Mains Supply : 110/120V or 220/240V, 50/60Hz
Fiyat: 910 Sterlin (KDV dahil) Kasım 2014 itibarı ile 
Temsilci: Mavi Hifi / www.mavihifi.com